İstanbul’u Keşfet

AYASOFYAİ KEBİR CAMİİ ŞERİFİ
Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından 532-537 yılları arasında İstanbul’un tarihî yarımadasındaki eski şehir merkezine inşa ettirilmiş bazilika planlı bir patrik katedrali olup 1453 yılında İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethedilmesinden sonra Fatih Sultan Mehmed tarafından camiye dönüştürülmüştür.
Fetihten sonra şehrin en büyük mâbedi olan Hagia Sophia Kilisesi Fâtih Sultan Mehmed tarafından Ayasofya adıyla fethin sembolü olarak camiye çevrildikten sonra ilk cuma namazı da burada kılınmıştır. Ayasofya, mimari bakımdan merkezî planı birleştiren kubbeli bazilika tipinde bir yapı olup kubbe geçişi ve taşıyıcı sistem özellikleriyle mimarlık tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak ele alınır.
Topkapı Sarayı


Sultan Ahmed Camii
Sultan Ahmed Camii ve Külliyesi, İstanbul’un Fatih ilçesinde yer almaktadır. Eser, Sultan I. Ahmet tarafından dönemin başmimarı Sedefkar Mehmet Ağa’ya yaptırılmıştır. Mimar Sinan’ın yetiştirdiği önemli mimarlardan biri olan Mehmet Ağa, külliyenin yapımını 1609-1620 yılları arasında tamamlamıştır.
Dolmabahçe Sarayı


Galata Kulesi
Yerebatan Sarnıcı


Kız Kulesi
Boğaz manzarasının vazgeçilmez yerlerinden biri de kuşkusuz Kız Kulesi‘dir. Salacak açıklarındaki küçücük bir adanın üzerine inşa edilmiş olan kule, pek çok efsaneye konu olmaktadır. Bunlardan biri ve en bilineni, kuleye adını da vermiş olan (Leander’s Tower) Leandros efsanesi’dir. Aralarındaki denize meydan okuyan aşıklar Leondros ve Hero‘nun hikayesi trajediyle bitecektir.
Kapalıçarşı


İstanbul Arkeoloji Müzeleri
Aya Yorgi Rum Manastırı
İstanbul adalarının en büyüğü ve belki de en güzeli olan Büyükada’nın en yüksek tepesinde, halk arasında Aya Yorgi adı ile bilinen, Agios Georgios Rum Ortodoks Manastın bulunmaktadır. Bu manastır, adını M.S. III.asırda, Hristiyan inancından dolayı putperestler tarafından şehit edilen ve bugün mezarı Filistin’de bulunan, Roma ordusunda subay olan, Anadolu’lu (Kappadokyalı), Aziz Georgios’tan almaktadır. Mevcut rivayetlere göre, manastır bin yılı aşan bir maziye sahip olup M.S. 963 senesinde Bizans İmparatoru Nikiforos Fokas zamanında inşa edilmiştir.


Hisarlar Müzesi
İstanbul Oyuncak Müzesi
İstanbul Oyuncak Müzesi; şair-yazar Sunay Akın tarafından kurulmuştur. Müze kapılarını 23 Nisan 2005’te ziyarete açmıştır. Müzede sergilenen oyuncaklar dünyanın çeşitli yerlerinden açık arttırmalarda edinilmiş veya antikacılardan satın alınmıştır. Müzenin açılışında bu şekilde edinilmiş 1000 civarında oyuncak varken, şu anda bu sayı 4000’e çıkmıştır. Sergilenen oyuncaklar, sanatçının sahne gösterileri, tiyatro oyunları gibi bireysel çabaları sonucu kazandıklarıyla edindiği teliflerle satın alınmıştır. Müzenin her odası bir tiyatro sahnesi görünümünde olup, sahne tasarım sanatçıcı Ayhan Doğan tarafından tasarlanmıştır. Müze 2009 yılında ICOM’a (Uluslar Arası Müzeler Birliği) üye olmuştur. Avrupa Müzeler Forumu’nun faaliyetlerine katılmaya başlamıştır. 2010 ve 2011 yıllarında ”Avrupa’nın En İyi Müzesi” yarışmasında ödüle aday gösterilmiştir.

II. Bayezid Türk Hamam Kültürü Müzesi
Zeyrek Camii

Edirnekapı Mihrimah Sultan Külliyesi
Büyükada


Rumeli Hisarı
Fatih Sultan Mehmet tarafından Boğaziçi’nden geçen gemileri kontrol etmek amacıyla 1452 yılının mart ayında yapımına başlanan hisar, aynı yılın ağustos ayında tamamlanmıştır. Yapımında 300 usta, 700-800 işçi, 200 arabacı, kayıkçı ve nakliyeci çalıştığı kaynaklarda geçmektedir. Fetihten sonra önemini yitiren Hisar, XVI. yy.dan itibaren devlet hapishanesi olarak kullanılmıştır. 1746 yılında çıkan yangında tahrip olmuş ve Sultan III. Selim (1789-1807) zamanında tamir edilmiştir. Daha sonra kaderine terk edilen yapı 1953 yılında fethin 500. sene-i devriyesinde, kapsamlı bir restorasyon çalışması görmüştür.
Müze olarak İlk Açılış Tarihi: 1953 yılında başlatılan restorasyon çalışmasının tamamlanmasının ardından 1968 yılında Hisarlar Müze Müdürlüğüne bağlı müze olarak ziyarete açılmıştır.
Emirgan Korusu
Emirgân Korusu, Sarıyer ilçemizin Emirgan semtinde bulunan bir korudur. İstanbul Boğazı kıyısında, 47,2 hektarlık bir alanda sırtlar ve yamaçlar üstüne yayılmıştır. Çevresi yüksek duvarlarla çevrilmiş durumdadır.
Koru, 17. yüzyılda Osmanlı Padişahı IV. Murad tarafından Emiruneoğlu Yusuf Paşa’ya armağan edilmiştir. Daha önce Feridun Bahçeleri olarak adlandırılan bölge, bundan sonra “Emirgân Korusu” olarak adlandırıldı. Yüzyıllar boyunca pek çok kez el değiştirmiş, 19. yüzyılda Osmanlı Padişahı Abdülaziz tarafından Mısır Hidivi İsmali Paşa’ya verildi. 1871-1878 yılları arasında koru içinde 3 köşk yaptırıldı. Günümüze de ulaşan bu köşkler Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk olarak adlandırılmaktadır. Emirhan Korusu, 1940 yılında dönemin İstanbul Belediye Başkanı Lütfi Kırdar tarafından kamulaştırılarak park olarak düzenlendi ve 1943 yılında halka açıldı.


Kariye Camii
Kariye Camii aslında büyük bir manastır kompleksine ait bir kilise binasıdır. Orijinal ismi Chora’dır ve Antik Yunanca’da kırsal alan, şehrin dışı, boş alan gibi anlamlara gelir. Bu ismin verilmesinin birçok nedeni vardır. Bunlardan birisi de kırsal bir bölgede yer alıyor olmasıdır. Bu kelime dilimize Kariye olarak geçmiştir. 1700 yıl öncesine dönüp Kariye’nin tarihinden bahsedeceğimiz için bir müddet “Kariye Kilisesi” olarak adlandıracağız.
Miniatürk
Antik Çağdan Roma’ya ve Bizans’a, Selçuklu’ya Osmanlı’ya değin, bu topraklarda hüküm sürmüş ve iz bırakmış her medeniyetin kültürlerinden günümüze kalan zengin mimari mirası bir araya getiren Miniatürk, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından 2 Mayıs 2003 tarihinde tamamlanarak ziyarete açıldı.
